Türkiye’de Örümcek Adam Olmak

Genel 7 Şubat 2010 | Yorum yok

Örümcek adamı bilmeyen yoktur eminim ki. Hikayesini bilmiyor olabilirsiniz ama Örümcek adamı duymadıysanız siz yaşamıyorsunuzdur. Örümcek adam, bir bilim fuarında mutasyonlu bir örümceğin Peter Parker‘i ısırmasıyla onunda örümcek adama dönüşmesi falan festan şeklinde yaratılan hayal ürünü bir kahramandır işte. Hikayesi bu.

Filmini, çizgi filmini hatta bilgisayar oyununu bile yabancılar yapmış. Özellikle filmini izlerken beni alıp ne hayallere götürüyor. Koskoca binalardan atlamak, ordan oraya zıplamak, ağ atarak uçmak, rüzgarı hisetmek. Süper birşey olmalı yahu Örümcek adam olmak. Fakat dediğim gibi işte. Tamamen yabancı bir yapım.

Bunların hepsini hayal etmek güzel tabiki. Düşünmüyor değilim. Bazen gözlerimi kapatıp örümcek adamın yerine koyuyorum kendimi. Herşey güzel giderken, sağımdan solumdan aksiyon akarken Türkiye‘de olduğumu hatırlıyorum. Birden bütün bu hayaller kabusa dönüşüyor.

Düşünsenize yahu Türkiye’de örümcek adamım. Bir kere ordan oraya ağ atacak yüksek bina yok. Büyük bir zevkle o evden bu eve ağ atarak uçarken bir halk otobüsünün ön camına dekor olduğumu görüyorum. Bununla kalsa iyi. Söförün hızla giderken cama yapışan sivri sineklerden beni ayırt edemeyerek silecekleri çalıştırmasına ne demeli? Hadi diyelim ki ağ atmayalım. Uçmayalım. Yürüyelim arkadaş. Ya o sırada belediyenin ilaç arabası geçse. Örümcek adam pert. Hava karardımı daha kötü. Ayyaşı var, tinercisi var. Parkda, sahilde rastladığını düşünsene. “Baba şu ağacın ortasına bi hamak örde yatalım bea” dediğinde ben yırtmazmıyım o kıyafeti.

Yok arkadaş yok. Burda örümcek adammış. Süper kahramanmış olmaz. Bize gitmez. Türkiye’ye Polat Alemdar yeter.

Etiket: ,

Yorum yapın. Sevaptır :)